:::Futbol Blogu:::

25.8.2007

Devler mercek altında!..

 

Geçen sezon büyük bir çekişmeye sahne olan ve nefesleri kesen 38 haftalık periyodun ardından Real Madrid'in şampiyonluğuyla sona eren İspanya La Liga bu hafta oynanacak karşılaşmalarla start alıyor.

Son şampiyon Real Madrid ile Henry gibi bir yıldızı kadrosuna katan Barcelona bu sezon da şampiyonluğun güçlü adayları arasında yer alıyor. Rafael Benitez'in takımdan ayrılmasının ardından bir türlü toparlanamayan Valencia Real Madrid ve Barcelona'nın arasında sıyrılarak La Liga'da mutlu sona ulaşmanın hesaplarını yapıyor. Real Madrid, Barcelona ve Valencia'nın yanı sıra son iki yıldır altın çağını yaşayan Sevilla ve Fernando Torres'i Liverpool'a kaptırmasına rağmen transfere büyük yatırım yapan Atletico Madrid şampiyonluğun önemli adayları arasında yer alıyor.





SCHUSTER'İN MADRİD'İ

Her gittiği takımı şampiyon yapmayı adet haline getiren Capello'nun geçen sezon Real Madrid'i mutlu sona ulaştırması Barnebau'daki saltanatını sürdürmeye yetmedi ve başkan Roman Calderon tarafından görevden alındı. Teknik direktörlüğe Fabio Capello'nun yerine Getafe'yi çalıştıran Bernd Schuster'i getiren başkan Ramon Calderon, bu kez takımından şampiyonluğun yanı sıra keyif veren futbol da bekliyor.


İspanya Liga'nın başlamasına kısa bir süre kala transfer bombalarını arka arkaya patlatan Real Madrid, Chelsea'den Robben ve Manchester United'tan Gabriel Heinze'yi kadrosuna katarak yine tüm dikkatleri üzerine çekti. Zinede Zidane'nin futbolu bırakması, Roberto Carlos'un Fenerbahçe'ye transferi ve David Beckham'ın Los Angles Galaxy'e transferinin ardından Galacticos ünvanını Barcelona'ya kaptırma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Real Madrid bu sezon da transfere 120 milyon Euro harcadı.

Porto'dan Pepe,B.Dortmund'tan Metzelder, Barcelona'dan Saviola, Liverpool'dan Dudek, Feyenoord'tan Drenthe, Ajax'tan Sneijder'i kadrosuna katan Real Madrid yeni bir devrin de başlangıçı ilan etmiş oldu. Emerson'u Milan'a, Cicinho'yu Roma'ya ve Cassano'yu da Sampdoria'ya veren Real Madrid böylelikle İtalya seferini de tamamlamış oldu. Bu oyuncuların yanı sıra Jonathan Woodgate Middlesbrough'ya, José Antonio Reyes (Arsenal - Dönüş) Atletico Madrid'e, Iván Helguera da Valencia'ya transfer oldular.

BARCA MERAK KONUSU

Geçen sezon hem Avrupa'da hem de İspanya'da hayal kırıklığı yaratan Barcelona, bu sezona oldukça iddialı hazırlandı. Birbirinden önemli transferlere imza atan Barcelona'da sezon öncesi tartışılan konuların başında teknik direktör Rijkard'ın takım üzerinde ne derece etkili olabileceği ve elindeki hazineyi ne kadar etkili kullanabileceği. Barcelona başkanı Laporta en büyük hayalini gerçekleştirdi ve Fransız yıldız Henry'i Katalunya'ya getirdi. Bu transferin ardından Messi, Ronaldinho, Eto'o ve Henry vurucu timini oluşturan Barcelona Monaco'dan Yaya Toure, Lyon'dan Abidal ve Zaragoza'dan Gabriel Milito'yu kadrosuna katarak defans blogunu da güçlendirdi. Katalan ekipte, Belletti, Guily, Maxi Lopez, Saviola ve Van Bronckhorst takımdan ayrılan isimler oldu.


İspanya La Liga'da ilk hafta Racing Santander deplasmanına çıkacak olan Barcelona'da teknik direktör Rijkaard'ın nasıl bir 11 kuracağı merak konusu olmakla beraber başkan Laporta'nın La Liga ve Şampiyonlar Ligi'nde yaşanacak bir başarısızlığın ardından biletini keseceği ilk kişinin de Hollandalı teknik adam olacağını kesin gözüyle bakılıyor.

VALENCİA FIRSAT KOLLUYOR

Rafel Benitez'in takımdan ayrılmasıyla bir türlü toparlanamayan Valencia üzerindeki ölü toprağını bu sezon atmanın planlarını yapıyor. Real Madrid ve Barcelona'ya oranla sezona daha erken start veren Valencia, Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Elfsborg ile karşı karşıya geldi ve beklenildiği gibi sahadan galibiyetle ayrıldı. Elfsborg karşısında sergilenen futbol Valencia taraftarını doyurmasa da tur için yeterli bir skorun alınması yüreklere su serpti.

Transfer sezonunda da boş durmayan Valencia, adı sıkça Fenerbahçe'yle geçen Nicola Zigiç'i kadrosuna katarak David Villa ve Morientes'in iyi bir alternatifini oluşturdu. Nicola Zigiç'in yanı sıra Real Madrid'den Ivan Helguera ve Getefe'den Alexis Valencia'nın göze batan diğer transferleri. Öte yandan Bundesliga şampiyonu Stuttgart'ın kalecisi Timo Hildebrant da kaleyi deneyimli Santiago Canizares'ten devralmaya çalışacak. La Liga'nın ilk haftasından Villarreal ile Mestalla'da karşılaşacak olan Valencia sahadan üç puanla ayrılarak iyi bir start vermek istiyor.

SEVİLLA SÜPER KUPA'YLA BAŞLADI

Real Madrid'i yenerek Süper Kupa kazanan Sevilla bu kupanın moraliyle sezona başlayacak. Son 2 sezonun UEFA Kupası şampiyonu Sevilla transferden daha ziyade kadrosunu korumak için Avrupa'nın devleriyle kıyasıya savaştı ve kazanan taraf oldu. Transfer sezonu boyunca Daniel Alves'in Real Madrid ve Chelsea'ye transferini engellemek için uğraşan Sevilla şimdilik bunu başardı ancak Alves'in ısrarla takımdan ayrılmak istemesini açıklaması ilerleyen günlerde ciddi sorunlara yol açabilir.

Daniel Alves'in yanı sıra son günlerde spor kamuoyunu meşgul eden bir diğer konu ise Juande Ramos'un İngiltere Premier League takımlarından Tottenham'dan aldığı baş döndürücü teklif. Tottenham'ın teklifini çok cazip bulan ancak Sevilla ile 1 yıllık sözleşmesi bulunduğunu açıklayan Ramos nazikçe bu teklifi reddetti. Her zaman olduğu gibi bu sezon da sansasyonel bir transfere imza atmayan Sevilla Chelsea'den Khalid Boulahrouz ve Lens'den Seydou Keita'yı kadrosuna katarak gerekli yamaları yaptı. UEFA Kupası'nda elde ettiği başarıları La Liga şampiyonluğuyla taçlandırmak isteyen Sevilla ilk hafta Getefe ile karşı karşıya gelecek.

REYES, GARCİA, FORLAN VE A.MADRİD

Fernando Torres'i Liverpool'a, Martin Petrov'u Manchester City'e kaptıran, bu karşılık Villerreal'den Diego Forlan'ı ve Liverpool'dan Luis Garcia'yı transfer eden Atletico Madrid son iki sezonda olduğu gibi bu sezona da iddialı giriyor. Bu iki oyuncunun yanı sıra Arsenal'den Reyes, Benfica'dan Simao ve Santos'dan Cléber Santana'yı kadrosuna katarak iddiasını ortaya koyan Atletico Madrid sezonun ilk maçında Barnebau'da Real Madrid ile Madrid derbisinde karşı karşıya geliyor. Barnebau'da alınacak bir galibiyet Atletico'nun önlemez çıkışının başlangıcı olabilir.

EN GÜÇLÜ İKİ ADAY;

Geçen sezon son dakikaya kadar süren şampiyonluk yarışında mutlu sona ulaşan Real Madrid'de başkan Roman Calderon'un Capello'nun görevine son vermesi büyük bir şaşkınlık yarattı. Her yıl milyonlarca euro bütçe ile transfere giren bir takımdan beklenen tek şey nedir; Şampiyonluk. Amaç Real Madrid'in iyi bir şekilde pazarlanması ve sunulması ise Calderon'un iyi futbol beklemesine anlam vermek gerçekten de akıl almıyor. Real Madrid'in bu sezon önünde iki yol var; Bunlardan ilki, marka gücünü kaybetmemek, ikincisi ise iyi futbol, istikrarlı sonuçlar ve mutlu son! Başkan Calderon, Capello'nun görevine son vererek ikinci yolu seçtiğini açık açık gösterdi. Yapılan transferler sansasyonel olmasa da Real Madrid'in işini görebelicek düzeyde. Özellikle Metzelder ve Pepe transferleri Real Madrid'in yıllardır baş gösteren defans zafiyetini çözecek gibi gözüküyor. Geçen sezon Manchester United'tan transfer edilen Nistelrooy'un La Liga'da gösterdiği performans adeta parmak ısırttı. Barcelona'dan alınan Saviola hazırlık maçlarından sergilediği futbol ve attığı gollerle Schuster'e gerekli mesajı yolladı. Schuster'in hucüm hattında Nistelrooy ve Saviola'ya sezonun büyük bir bölümünde şans vermesi Barnebau'daki Real taraftarlarını sezon boyunca heyacan fırtınasına sürükleyebilir. Son olarak Alman teknik adam Scuhuster'in bir an önce istikrarı sağlaması Real Madrid'in sezon boyunca şampiyonluk yarışında olacağı anlamına geliyor.

İspanya'da herkes büyük bir sabırsızlıkla kabuk değiştirmiş Barcelona'yı bekliyor. Geçen sezon şampiyonluk yarışına girdiği bütün kulvarlardan hüsranla ayrılan Barcelona, bu sezon bütün silahlarını kuşanmış bir şekilde sahneye çıkıyor. Bu sezon La Liga'da kuşkusuz şampiyonluğun en büyük adayı konumunda olan Barcelona'da Rijkaard'ın tercihleri çok merak ediliyor. Fantastik 4'lü Henry, Messi, Ronaldinho ve Eto'o'nun kesinlikle ilk 11'de yer alacağı düşünüldüğünde, Rijkaard'ın orta saha kurgusunu nasıl oluşturacağını tüm sporseverler merakla bekliyor. Kadro yapısı ve oyun sistemi itibariyle La Liga'da özellikle Camp Nou'da sonuca gitmekte zorlanacağını düşünmediğim Barcelona, aynı sistemle ve oyuncu tercihleriyle Şampiyonlar Ligi'nde 'özellikle deplasman maçlarında' oldukça zorlanabilir. Laporta, Hollandalı teknik adam Rijkaard'ın önüne inanılmaz bir hazine serdi. Rijkaard'ın bu hazineyi ne derece kullanabileceğini ise ilerleyen haftalarada hep beraber göreceğiz.

Fatih ŞAMLIOĞLU

25.08.2007  

Kaynak : Sporx.com

8.7.2007

Avrupa'da neler oluyor?

Avrupa'da transfer piyasası hareketlenmeye başladı. Avrupa'nın dev kulüpleri kadrolarını güçlendirmAvrupa'da neler oluyor?ek için birçok oyuncuya teklif götürüyor. Transfer sezonunun kuşkusuz en hareketli takımları Bayern Münih, Barcelona ve Liverpool oldu.

BAYERN ESİYOR...

Bu sezon transfer dönemini en faydalı geçiren takım hiç kuşku yokki Alman devi Bayern Münih oldu. Sezon ortasında Schalke'de forma giyen Hamit Altıntop'u renkelerine bağlayan Panzerler daha sonra, Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı ve Marsilya'nın Şampiyonlar Ligi'ne katılmasında büyük pay sahibi olan Franck Ribery'yi ve Fiorentina formasıyla İtalya'yı kasıp kavuran Luca Toni'yi kadrosuna kattı. Transferde dur durak bilmeyen Bayern Münih, genç yıldızlar Jose Ernesto Sosa ve Jan Schlaudraff'la gücüne güç kattı.

Geleceğin yıldızlarından olarak gösterilen Estudiantes La Plate'dan 10 milyon avro karşılığında transfer edilen Sosa orta sahanın değişilmez ismi olacak. Alemannia Aachen'dan alınan Schlaudraff ise Alman Milli Takımı'nın gelecekteki en önemli gol silahı olarak tanımlanıyor. Önümüzdeki sezon Almanya'da ve UEFA Kupası'nda şampiyonluğun güçlü adayları arasında yer alıyor.

JUVE GERİ DÖNDÜ

Bir senenin ardından yeniden İtalya Serie A'ya dönen Juventus transfer piyasasını alt üst etmiş durumda. Serie A'ya dönüşüyle beraber Avrupa'nın önde gelen futbolcularına transfer tekliflerinde bulunan Juventus bu girişimlerin sonucunu Udunese'li golcü Iaquinta'yı kadrosuna katarak aldı. Juventus daha önce de Çek savunmacı Grygera, Lyon'un yıldızı Portekizli Tiago ve Jorge Andrade'yi renklerine bağlamıştı.

MİLAN VE INTER BİRBİRİNİ YİYiYOR!

İtalya'nın diğer iki devi olan Inter ve Milan ise transfer dönemini sessiz sedasız geçirenlerden. Milan, Kaka'nın Real Madrid'e gitmesini önmelemek için elinden geleni yaparken, Inter kadrosunu bir nebze de olsa gençleştirmeye sürükledi. Öte yandan Cagliarı'nin Honduraslı golcüsü Souza nedeniyle Inter ile Milan arasında kısa süreli bir kriz yaşandı. Sonuç itibiriyle Souza trajıkomik bir şekilde Inter'e transfer oldu.

HENRY GİTTİ ANELKA GELİYOR

İngiltere'de transfer dönemine damgasını vuran en önemli olay Thiery Henry'in 8 sene formasını giydiği ve bu sezonun ortasında 4 senelik bir sözleşme imzaladığı Gunners'dan ayrılmasıydı. Henry'in ayrılmasının ardından Wanger'in ısrarla istediği Nicolos Anelka'nın yeniden Arsenal'e dönmesi kimseye şaşırtacak gibi gözükmüyor.

MANCHESTER UNİTED FIRTINASI

İngiltere Premier Lig'de Chelsea hakimiyetine geçen yıl son veren Manchester United, transfer sezonunda da Chelsea'yi geride bıraktı. Dünya futbolunun yeni yıldızları olarak gösterilen Nani ve Anderson'u kadrosuna katan ManU, Bayern Münih'ten Owen Hargraves'i de imzayı attırarak Kean'den sonra boy gösteren orta saha zafiyetine de son verdi. Bu üç transferden sonra West Ham United'ın yıldız oyuncusu Carlos Tevez ile de anlaşan Manchester United önümüzdeki sezon da İngiltere Premier Lig'inin tozunu atmayı planlıyor.

CHELSEA BEKLEMEDE

Geçen yıl büyük hayal kırıklığı yaratan Chelsea'nin transferdeki suskunluğu sürüyor. Bayern Münih'ten Pizarro ve PSV Eindhoven'den Alex'i transfer eden Chelsea kadrosunu güçlendirmekten daha ziyade yıldız oyuncuları elinde tutmanın planlarını yapıyor. Pizzaro için Bayern Münih’e bonservis ücreti ödenmedi. FC Reading’den alınan Sidwell de bonservis ücreti ödenmeden geldi. Real Madrid'in Robben, Milan'ın da Shevchenko ısrarından bunalan Chelsea, Terry ve Lampard'ın geleceği konsunda da büyük bir panik yaşıyor. Geçen sezon transfere milyon dolarlar harcayan Chelsea'nin bu suskunluğunu Abramoviç ve Mourinho arasında yaşanan 'para krizine' bağlayanların sayısı hiçte az değil.

TORRES VE LİVERPOOL

Liverpool'un ABD'li iş adamlarına satışından sonra Benitez'e verilen transfer bütçesinin büyük bir bölümünü Fernando Torres'e harcayan ve transfer sezonunun en büyük bombalarından birine imza atan 'Kırmızılar' bunun yanı sıra Voronin, Lucas Leiva gibi önemli transferlere de imza atarak önümüzdeki sezon uzun süren şampiyonluk hasretine son vermenin peşinde. Bellamy'i West Ham United'a, Cisse'yi ise Marsilya'ya satan Liverpool'da önümüzdeki sezon formayı kapmak için önceki yıllarda hiç olmadığı kadar büyük bir mücadele yaşanacak gibi.

HENRY GELDİ İŞLER KARIŞTI...

İspanya'da ise durum diğer Avrupa liglerinden farklı değil... Bu sezon Barcelona ile girdiği şampiyonluk yarışından mutlu ayrılan Real Madrid Robben, Daniel Alves ve Kaka üçgeninde boğulmuş durumda. Her yıl sansasyonel transferlerine alışık olduğumuz Real Madrid, Capello'nun görevine son verilmesinin ardından ilk transferini Roma'dan Chivu'yu transfer ederek gerçekleştirdi.

Barcelona ise bu yılın en büyük transferine damga vurdu ve Henry'i kadrosuna kattı. Henry'in yanı sıra Abidal ve Yaya Touere'nin takıma monte edilmesi önümüzdeki sezon bambaşka bir Barcelona ile karşı karşıya kalacağımızın ip uçlarını veriyor.

Avrupa'nın dev kulüpleri dışında, yıldız statüsünde olmayan ancak büyük paralar harcanan oyuncular da var. Örneğin Arsenal'in, Henry'nin yerini doldurmak için Dinamo Zagreb'ten aldığı Eduardo Da Silva Londra ekibine 24 milyon avro'ya mal oldu. Aynı şekilde Tottenham'ın, bir başka Londra ekibi Charlton'ın golcüsü Darren Bent'i 23 milyon avro'ya transfer etti.

Geçen sezon zor da olsa ligde kalan West Ham United, Liverpool'un Galli golcüsü Craig Bellamy'yi 8 milyon pound'a renklerine katarken, Fransa'da şampiyonluğa ambargo koyan Lyon, Lille'den Bodmer ve Keiata'yı kadrosuna katarak Malouda'nın olası Chelsea tranferinden doğacak boşluğu doldurdu.

Fatih ŞAMLIOĞLU

18.4.2007

10 basamak yükseldik!

Uluslararası Futbol Federasyonla10 basamak yükseldik!rı Birliği (FIFA), nisan ayı dünya sıralamasını açıkladı. FIFA tarafından her ay düzenli olarak açıklanan dünya klasmanında, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde aldığı başarılı sonuçlarla futbol kamuoyunun dikkatlerini üzerine çeken (A) Milli Futbol Takımı, bu ayki sıralamada 10 basamak birden yükselerek, yeniden dünyanın en iyi 20 takımı arasına girmeyi başardı.

FIFA'nın mart ayı değerlendirmesinde 815 puanla 27. sırada bulunan Türkiye, bu ay yaptığı Yunanistan maçından 4-1, Norveç karşılaşmasından da 2-2'lik skorlarla ayrılmasının ardından 77 puan toplayarak 17. sıraya yükseldi. 2002 Dünya Kupası'nın ardından bir türlü istediği performansı ortaya koyamayan ve dünya klasmanında 27'inciliğe kadar gerileyen ay-yıldızlılar, Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde 5 maçta 4 galibiyet ve 1 beraberlik alarak grup liderliğini sürdürmesi üzerine FIFA klasmanında 892 puana yükseldi ve uzun bir aranın ardından yeniden ilk 20 arasına girdi.

Dünya üzerindeki 200'den fazla ülke milli takımının değerlendirildiği klasmanda son dünya şampiyonu İtalya, 1 ay aradan sonra yeniden liderliğe yükselmeyi başardı. Klasmanda 12 puan toplayarak puanını 1604'e çıkaran İtalya'yı, geçen ay tarihinde ilk kez listenin en başına oturan Arjantin takip etti. 4,5 yıl aradan sonra ilk kez şubat ayında birincilik koltuğunu İtalya'ya devreden Brezilya, bu ay da puan olarak düşüşünü sürdürmesine karşın 3. sıradaki yerini korudu. Son 4 yıl içinde yapılan resmi ve dostluk maçlarının değerlendirilmeye alındığı klasmanda, Fransa 4, Almanya 5, Hollanda 6, Portekiz 7, İngiltere 8, İspanya 9 ve Çek Cumhuriyeti 10. oldu.

Klasmanın ilk 20 takımı arasına bu ay 10 basamak birden yükselen Türkiye ile 7 basamak üste çıkan Rusya milli takımları dahil olurken, İsveç ve Fildişi Sahili milli takımları ilk 20'nin dışına çıktılar. (A) Milli takımın Avrupa Şampiyonası'ndaki rakiplerinden Yunanistan, 56 puan kaybettiği bu ay sonunda 905 puanla 15. sıraya gerilerken, Norveç ise 21 puan kaybederek, listede 6 sıra geriledi ve 616 puanla 49. sırada yer aldı. Bu ayki klasmanda en büyük sıçramayı gerçekleştiren takımlardan biri olan Bosna Hersek, nisan ayı içinde 118 puan birden toplayarak 11 basamak yukarıya taşındı. Bosna Hersek, 628 puanla Norveç'i geçerek 47. sıraya yerleşti.

Macaristan, bu ay içinde 44 puan toplayarak 58. sıraya yükselirken, 3 puan kazanan Moldova ise bu ayın yükselen takımlarındandı. Moldova, listede 2 basamak yükselerek 92'incilikte yer aldı. Malta ise 247 puanla 111. sıradaki yerini korudu. Bu ay klasmana toplam 207 takım dahil edilirken, listenin son sırasını Virgin Adaları 9 takımla birlikte paylaştı.

Klasmanda ilk 20 sırayı alan takımlar ve puanları şöyle:
1. İtalya 1,604
2. Arjantin 1,594
3. Brezilya 1,520
4. Fransa 1,496
5. Almanya 1,393
6. Hollanda 1,302
7. Portekiz 1,292
8. İngiltere 1,278
9. İspanya 1,237
10. Çek Cumhuriyeti 1,169
11. Ukrayna 1,021
12. Hırvatistan 1,011
13. Kamerun 968
14. Romanya 929
15. Yunanistan 905
16. Rusya 901
17. TÜRKİYE 892
18. Meksika 888
19. İskoçya 885
20. İsviçre 877

17.4.2007

İtalya'da İnter, Fransa'da Lyon

Fransa Ligue 1'de Çarşİtalya'da İnter, Fransa'da Lyonamba gecesi Rennes'le kendi sahasında karşı karşıya gelecek olan Lyon, Rennes karşısından sahadan 3 puanla ayrılması halinde Fransa'daki üst üste 6. şampiyonluğuna ulaşacak.

İtalya Serie A'da da şampiyon bu hafta belli oluyor. Bu hafta kendi sahasında en yakın takipçisi Roma ile San Siro'da karşılaşacak olan İnter, Roma karşısında sahadan 3 puanla ayrılması halinde Serie A'da bitime 6 hafta kala şampiyonluğunu ilan edecek.

Başkent ekibi hala, matematiksel olarak Roberto Mancini'nin ekibini yakalayabilecek tek takım durumunda. Serie A'nın ilk iki sırasında yer alan iki takım arasında 16 puan fark var ve ligin bitmesine 7 hafta kaldı.

Inter, geçen sezonu şike skandalı yüzünden Juventus'un küme düşürülmesiyle şampiyon ilan edilmişti. Bu 'piyango' şampiyonluk dışında, Milano ekibi 1989 yılından beri şampiyon olamadı.

Bu sezon üst üste 17 maç kazanarak lig tarihininde galibiyet rekoru kıran olInter, Roma maçından da galibiyetle ayrılırsa, Torino'nun 1948 yılında, Fiorentina'nın ise 1956 yılında elde ettiği 5 maç önceden şampiyonluk kutlamalarını 6'ya çıkararak tarih yazacak.

İtalya ve Fransa'nın dışında diğer Avrupa liglerinde geçen sezona göre daha çekişmeli bir şampiyonluk yarışı söz konusu. İspanya'da La Liga'da bitime 8 hafta kala Barcelona en yakın takipçisi olan Sevilla'nın 4 puan önünde lider durumda bulunurken, İngiltere Premier Lig'de bitime 6 hafta kala Manchester United en yakın rakibi olan Chelsea'nin 3 puan önünde lider durumda bulunuyor. 9 Mayıs'da Stamford Bridge oynanacak olan Chelsea - Manchester United maçı Premier Lig şampiyonunu belirleyecek gibi gözüküyor. Öte yanda FA Cup finali ve Şampiyonlarlar Ligi'nde de finalde karşılaşma ihtimali bulunan Chelsea ve Manchester United'ın bu yıl dünya futboluna damgasını vuran iki takım olduğunu söyleyenlerin sayısı hiçte az değil.

Geçen sezon Avrupa'nın önde gelen liglerinde şampiyonluk yarışı bu sezon ki kadar heyecanlı değildi. Çünkü, hemen her ligde  bir takım zirveye kurulup arkasındakilerle arayı açmıştı. Öreneğin, geçen sezon bu haftalarda İngiltere'de lider Chelsea , ikinci sıradaki Manchester United'a 12, Almanya'da lider Bayern Münih, ikinci sıradaki Hamburg'a 6, İspanya'da lider Barcelona, ikinci sıradaki Real Madrid'e 11, İtalya'da lider Juventus, ikinci sıradaki Milan'a 10, Fransa'da da lider Lyon, Bordeaux'ya 11 puan fark yaparak haftalar öncesinden şampiyonluklarını ilan etmişlerdi.  Bu sezon Fransa ve İtalya'da benzer durum devam ederken İspanya, İngiltere ve Almanya'da şampiyonluk mücadelesi tüm hızıyla devam ediyor. 

9.4.2007

La Liga'da konukların şansı yoktu

La Liga'da 29. Hafta'nın sonLa Liga'da konukların şansı yoktu karşılaşmasında orta sıralardaki iki takımın mücadelesi vardı.

Villareal deplasmanına giden Atletico Madrid, karşılaşmadan tek golle galip ayrılarak, bu hafta deplasmanda galibiyet elde eden tek takım oldu.. Sert geçen karşılaşmada karşılıklı 4'er oyuncu sarı kart görürken, karşılaşmanın tek golü, mücadelede yarım saat geride kalırken, Fabiano Eller'den geldi.

Bu hafta yapılan karşılaşmalarda, sadece 2 beraberlik alınırken, ev sahibi ekiplerin, konuk ekiplere karşı bariz üstünlüğü vardı. Sadece Atletico Madrid, deplasmandan 3 puanla dönerken, Gimnastic, Celta Vigo, Getafe, Real Sociedad, Valencia ve lider Barcelona, deplasman mücadelelerinden puansız ayrıldı.

La Liga'da bu hafta alınan sonuçlar:
Villarreal 0 - 1 Atletico
Real Madrid 2 - 0 Osasuna
Levante 1 - 1 Betis
Sevilla 0 - 0 Racing
Deportivo 1 - 0 Gimnastic
Recreativo 4 - 2 Celta
Mallorca 2 - 0 Getafe
Espanyol 1 - 0 Real Sociedad
Athletic 1 - 0 Valencia
Zaragoza 1 - 0 Barcelona


« Önceki::

Blogcu ile yapıldı